avatar 02-07-2012, 05:22 PMBolu Foruma Hoşgeldiniz, Ziyaretçi!
  Yeni Şifre   kayıt ol



 
Konuyu Değerlendir
  • 17 Oy - 3.53 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Bu Makale volvoxx tarafından yazılmış, 1179 kişi okumuş ve 3 yorum yapılmış. Şu Anda Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 2 Ziyaretçi
Bolu belediyesinin amblemi

Konu Tarihi: 12-31-2007 05:48 PM
Merhaba arkadaşlar forumunuzun yeni üyesiyim,bolu ile ilgili bir ödev hazırlamaktayım dolayısıyla size bir sorum olacaktı,bolu belediyesinin amblemi nasıl oluşmuş acaba bununla ilgig geniş kapsamlı bilgilere ulaşabilirmiyim?Elbette genel olarak amblem;Köroğlu'nu,Bolu'nun yeşilini vs. bize gösteriyor fakat varsa daha kapsamlı bir bilgi istiyorum...

Şimdiden yardımcı olan herkese teşekkürler...
volvoxx imzası
volvoxx, Bolu Forum'a  Dec 2007. Tarihinde Katılmıştır..
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
Paylaş!
volvoxxv

Üye
user avatar
Çevrimdışı

Mesajlar: 1
Katılım: Dec 2007
Rep Puanı: 0


Kişisel Bilgileri: v
Konu Tarihi: 12-31-2007 07:37 PM
[Resim: bolubellogo.gif]

Yeşillik Bolunun Doğası Bozulmamış Bir Kent Olduğunu anlatır..
Atın Üstündeki Köroğlu peki Kimdir Bu Köroglu

[Resim: koroglu.jpg]
Ünlü bir destana konu olmuş bir halk kahramanıdır. Bu isimde 16. yüzyılda yaşamış bir halk şairi de vardır. Ama tarihî kişiliği bilinemeyen, asıl Köroğlu, 17. yüzyılda Bolu havalisinde yaşamış, sonradan ünü bütün Anadolu'ya yayılmıştır. Babası da Bolu beyi tarafından gözlerine mil çektirilerek cezalandırıldığı için Köroğlu diye tanınmıştır.
Zulme karşı ayaklanarak halkın hakkını koruması, onu destansı bir kahraman haline getirmiştir.

17. yüzyıl, Osmanlı İmparatorluğu tarihinde merkeze bağlı olmayan teşkilâtın iyice meydana çıktığı, buna karşılık, saraya bağlı, sadrâzama bağlı beylerin, valilerin de yer yer başlarına buyruk olarak halka zulmedebildikleri bir devirdir.
İşte böyle bir devirde Bolu Beyi Süleyman Bey, kendisine bunca yıl hizmet etmiş seyislerinden birine fena halde kızarak gözlerine mil çekilmesini emretmişti. Bolu Bey'i son derece katı yürekli, zalim bir adamdı. Her ne kadar kendisini sevenler araya girdilerse de dediğinden dönmedi. Buyruğunu vaktinde yerine getirmemiş olan zavallı seyisin gözleri kör edildi ve sıska bir ata bindirilerek kaleden dışarı atıldı.

Yaralı seyis at sırtında yolda kalınca sesini çok iyi tanıyan atının kulağına eğildi ve:
– Dünya bana zindan oldu, beni köyüme götür... dedi.
Az gittiler, uz gittiler, dere tepe düz gittiler, sonunda seyisin köyüne vardılar. Uzaktan at sırtında yığılı babacığının geldiğini gören on beş yaşındaki oğlu, ermiş yetmiş bir insan gibi onun ıstırabını anladı, koşup attan indirdi, anasının yanına getirdi. Seyis olanları “Hal ve keyfiyet böyle böyle” diye bir bir anlattı, oğulcuğundan öcünün alınmasını vasiyet ederek oracıkta ruhunu teslim etti.
Köroğlu, on beş yaşında ata bindi. Babasına verilen kır at canlandı, sıskalığı gitti, şahbaz bir hayvan oldu. Köroğlu, atına atladığı gibi dağlara çıktı. Kılıç kuşandı. Babasının intikamını almak üzere ant içti. Yolda rastladığı bir çobanın sazını alarak terkisine asmıştı. Kime rastlasa hayvanını durdurur, sazını eline alır, tıngırdatarak Bolu Beyinin zulmünü anlatırdı.
Her yerde aradığı bu zâlim adama günün birinde rastlayacağını biliyordu. Giderek hayvanı rüzgâr kesildi. Nerede bir yolsuzluk olsa köylü Köroğlu'na haber salardı. O da gelir, ortalığı düzene kordu.

Bir gün Çamlıbel'de konaklamıştı. Bir kervancının, yolcularından bir genç adamı soyup döverek uçuruma attığını gördü. Bir kılıçta kervancının başını uçurdu. Öteki adamlar kendisine hayır dua ettiler. Uçurumdan çıkardığı genç yolcu ise:
“Hayatımı kurtardın, gayri ben senin kulun kölenim” dedi. Köroğlu onun adının Ayvaz olduğunu, kervanın da Bolu, Beyine yük götürdüğünü öğrenince Ayvaz'ı yanına aldı. Beraber yola çıktılar.

Bir Köroğlu, bir Ayvaz, etrafı kasıp kavuran, fakir köylüyü haraca kesen zâlim Bolu Bey'ini bulmaya çıktılar. Şehre yaklaştıkları sırada bir kale vardı. Sabahın bir vaktinde kale mazgallarından hazin bir şarkı duydular. Bu şarkıyla bir genç kız kendisinin Bolu Beyi'nin kızı olduğunu, babasının sırf kimseyi sevmesin diye kendisini oraya kapadığını göz yaşları içinde anlatıyordu. Köroğlu sazı eline aldı, kıza sabırlı olmasını, dönüşte kendisini kurtaracağını söyledi.

Bolu'ya vardıklarında büyük bir alana halk toplanmıştı. Şenlikler yapılıyordu. Köroğlu elbise değiştirerek pehlivanlar arasına katıldı. Bir bir hepsini alt etti. Sonunda Bolu Bey'i huzuruna çağırttı onu ve:
– Bre pehlivan, sen kimsin? Seni muhafızlarıma bey yaptım...dedi.
Köroğlu da: “İşte ben o gözlerini kör ettirdiğin seyisin oğluyum” diyerek kılıcını çaldığı gibi herkesin dehşet dolu bakışları önünde Bolu beyinin kellesini uçurdu ve halkı bir zâlimden kurtardı.
Ondan sonra hemen Ayvaz'ı gönderip kaleden Beyin kızını getirdi. Allah'ın emri, Peygamber'in kavliyle kendine nikâhladı. O tarihten sonra Bolu Bey'i olarak halka adaletle muamele etti.
Onun şu sözleri yüzyıllar boyu dilden dile dolaşmıştır:
Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
Paylaş!
Adminv
FєαrLєss α∂мιη
********
Administrator
user avatar
Çevrimdışı

Mesajlar: 6,552
Katılım: Feb 2007
Rep Puanı: 136


Kişisel Bilgileri: v

« Önceki Konu | Sonraki Konu »
Yeni Cevap  Konuyu Gönder 

((¯`»Bolu belediyesinin amblemi«´¯))

Bolu belediyesinin amblemi Konusunun Linki Direk Link
Bolu belediyesinin amblemi Konusunun HTML Kodu HTML Link
Bolu belediyesinin amblemi Konusu BBCode Linki BBCode Link
Bolu belediyesinin amblemi Konusunu Paylaş Sosyal Paylaş



Foruma Git: