06-10-2007, 06:15 PM
El Sanatları
İlimizin ormanlarla kaplı oluşu insanları boş zamanlarında tahta oymacılığına yöneltmiş ve bu el sanatı geleneksel bir boyut almıştır. Özellikle Bolu Dağında, Bakacak'ta ve Göynük Kılavuzlar Köyünde oturan insanların geçimlerini bu sanattan kazandıkları söylenebilir.
Ağaç oymacılığı daha çok dekoratif turistik eşya ve mutfak araç gereçleri şeklinde yoğunlaşmış bir el sanatı örneğidir. Akçakoca ilçemizde deniz ürünlerinden hediyelik eşyalar yapılmaktadır. Ayrıca yörenin büyük ölçüde geçim kaynağı olan fındık ve mısırı yansıtan süs eşyaları oldukça dikkat çekicidir. Kıbrıscık ilçesinde kaval, Düzce'de tüfek yapılmaktadır. Gerede ilçemizde ise dericilik, bakırcılık, kalaycılık, saraçlık mesleği halen devam etmektedir. Ancak usta – çırak ilişkisi çerçevesinde sürdürülen bu meslekler yavaş yavaş yerini teknolojiye bırakmaktadır. İlimizde bir başka el sanatı örneği Mudurnu iğne oyalarıdır.
Mudurnu’da iğne oyası yapmayanların sayısı yok denecek kadar azdır. Mudurnu da bayanlar iğne oyası yaparak boş zamanlarını değerlendirirken geçimlerine de katkı sağlamaktadırlar. Bunun yanında kızlarının çeyizlerinde bulunan oyaların çokluğu ile övünmektedirler. düğünlerinde geleneğe bağlı olarak damadın annesi oyaları gelinine çeyiz olarak vermektedir.
Kayınvalide için gelinine vereceği çeyiz,kızının çeyizi kadar önem taşımaktadır. Gelinim tatlı olsun diye öncelikle çeyize üzüm oyası koyulur. Geçimsizlik olur inancıyla biber oyası asla çeyize koyulmaz. Oya yapmaya salı günü başlanmaz. Cuma günü iş yapılmaz, yeni bir oyaya başlanacağı zaman becerikli eli tez bir bayan çağırılır ki oyanın çabuk biteceğine inanılmaktadır. Oyalar ipek iplikten yapılmaktadır ve genellikle ipek veya krep kumaşa dikilmektedir. En yaygın örnekler hercail, biber, limon, papatya, kınalı, parmak yıldız, küpe çiçeğidir. Oyalar isimlendirilirken doğadan esinlenmektedirler. Genç kızlar başlarına “gül” adı verilen gelin tacı takarlar. Mengen ilimizin telli veya nakışlı povları son derece güzeldir. Motiflerde yine doğa ilham kaynağı olmuştur. Dört köşe olan beyaz pamuklu dokumasının çevresine ve köşelerine desenler serpiştirilmiştir. Meşe yaprağı, akçaağaç, döngel, diken gülü, zengin nakışı, dut yaprağı, yıldız teli yöremizde kullanılan nakış isimlerindendir.
Mengen'in burun çorapları, damat çorabı, gelin çorabı motiflere göre isimler alırlar. Güllü burun, kuş ayağı, aynalı kırma, doğulcu tokmağı, çift kırma gibi çoraplar hala insanların duygularına kaynaklık etmektedirler. Yaz aylarında koyunların yünleri çorap örmek için kırkılır.Kırkılan bu yünler oluk adı verilen yerlerde yıkanır.
Kurutulduktan sonra ip haline getirilir. Beş şişle örülen çorabın motifi giyecek kişiye göre değişir. Mengen işlemelerinde kullanılan nakış ipliği bitkisel boyalarla renklendirilmektedir. İşlemelerde siyah renk desenlerin kenarına serpilmiştir. İşlemeler pamuk ipi ile el tezgahlarında dokunan kumaşlar üzerine değişik tekniklerde yapılmaktadır. Bu teknikler Türk işi veya Hesap işi olabilmektedir. Yığılca ilçemizde çorap örenler son derece güzel örnekler sergilemektedir.
İlimizin ormanlarla kaplı oluşu insanları boş zamanlarında tahta oymacılığına yöneltmiş ve bu el sanatı geleneksel bir boyut almıştır. Özellikle Bolu Dağında, Bakacak'ta ve Göynük Kılavuzlar Köyünde oturan insanların geçimlerini bu sanattan kazandıkları söylenebilir.
Ağaç oymacılığı daha çok dekoratif turistik eşya ve mutfak araç gereçleri şeklinde yoğunlaşmış bir el sanatı örneğidir. Akçakoca ilçemizde deniz ürünlerinden hediyelik eşyalar yapılmaktadır. Ayrıca yörenin büyük ölçüde geçim kaynağı olan fındık ve mısırı yansıtan süs eşyaları oldukça dikkat çekicidir. Kıbrıscık ilçesinde kaval, Düzce'de tüfek yapılmaktadır. Gerede ilçemizde ise dericilik, bakırcılık, kalaycılık, saraçlık mesleği halen devam etmektedir. Ancak usta – çırak ilişkisi çerçevesinde sürdürülen bu meslekler yavaş yavaş yerini teknolojiye bırakmaktadır. İlimizde bir başka el sanatı örneği Mudurnu iğne oyalarıdır.
Mudurnu’da iğne oyası yapmayanların sayısı yok denecek kadar azdır. Mudurnu da bayanlar iğne oyası yaparak boş zamanlarını değerlendirirken geçimlerine de katkı sağlamaktadırlar. Bunun yanında kızlarının çeyizlerinde bulunan oyaların çokluğu ile övünmektedirler. düğünlerinde geleneğe bağlı olarak damadın annesi oyaları gelinine çeyiz olarak vermektedir.
Kayınvalide için gelinine vereceği çeyiz,kızının çeyizi kadar önem taşımaktadır. Gelinim tatlı olsun diye öncelikle çeyize üzüm oyası koyulur. Geçimsizlik olur inancıyla biber oyası asla çeyize koyulmaz. Oya yapmaya salı günü başlanmaz. Cuma günü iş yapılmaz, yeni bir oyaya başlanacağı zaman becerikli eli tez bir bayan çağırılır ki oyanın çabuk biteceğine inanılmaktadır. Oyalar ipek iplikten yapılmaktadır ve genellikle ipek veya krep kumaşa dikilmektedir. En yaygın örnekler hercail, biber, limon, papatya, kınalı, parmak yıldız, küpe çiçeğidir. Oyalar isimlendirilirken doğadan esinlenmektedirler. Genç kızlar başlarına “gül” adı verilen gelin tacı takarlar. Mengen ilimizin telli veya nakışlı povları son derece güzeldir. Motiflerde yine doğa ilham kaynağı olmuştur. Dört köşe olan beyaz pamuklu dokumasının çevresine ve köşelerine desenler serpiştirilmiştir. Meşe yaprağı, akçaağaç, döngel, diken gülü, zengin nakışı, dut yaprağı, yıldız teli yöremizde kullanılan nakış isimlerindendir.
Mengen'in burun çorapları, damat çorabı, gelin çorabı motiflere göre isimler alırlar. Güllü burun, kuş ayağı, aynalı kırma, doğulcu tokmağı, çift kırma gibi çoraplar hala insanların duygularına kaynaklık etmektedirler. Yaz aylarında koyunların yünleri çorap örmek için kırkılır.Kırkılan bu yünler oluk adı verilen yerlerde yıkanır.
Kurutulduktan sonra ip haline getirilir. Beş şişle örülen çorabın motifi giyecek kişiye göre değişir. Mengen işlemelerinde kullanılan nakış ipliği bitkisel boyalarla renklendirilmektedir. İşlemelerde siyah renk desenlerin kenarına serpilmiştir. İşlemeler pamuk ipi ile el tezgahlarında dokunan kumaşlar üzerine değişik tekniklerde yapılmaktadır. Bu teknikler Türk işi veya Hesap işi olabilmektedir. Yığılca ilçemizde çorap örenler son derece güzel örnekler sergilemektedir.

